Derin devlet miti-I: Askeri-sınai-mafyatik kompleks

Tarihçi Dr. Ryan Gingeras, Türkiye’de derin devlet üzerine yaptığı araştırmalarda en büyük sorunun bir süreklilik tezi oluşturmak için yeterince kanıt bulamamak olduğunu belirtiyor. Adı üstünde ‘gizli devlet’. Semptomları ise hepimizin malumu: Siyasi suikastlar, tehcir ve soykırım, kitle katliamları, yargısız infazlar, Kürt savaşı, cihatçı vekâlet çeteleri, korunan katiller, provokasyonlar…

Siz bu satırları okuduğunuzda, ‘Karanlıkların Lordu’ Marmaris’te bir marinadan Ege açıklarına doğru demir alan süper yatın güvertesinde viskisinden aldığı her yudumda, yarım asırdır efendisi olduğu ülkenin ufukta küçülerek yok oluşunu hüzünle izliyor olacaktı. Rus oligarkları bile kıskandıracak derecede lüks olan teknede bazı gizemli misafirler olduğu, rota üzerinde bulunan Yunan adalarının birinden (muhtemelen Rodos) daha da gizemli bir yolcunun kafileye katılacağı rivayet olunuyordu. On gün kadar süreceği hesaplanan bu (belki de son) yolculuğun nihai destinasyonu İtalya’ydı.

DERİN DEVLETİN OPERASYON AYGITLARI

Oysa elde oldukça fazla ipucu bulunuyor. Örneğin, derin devletin kırk akil insandan (bazı emekli genelkurmay başkanları ve kuvvet komutanları, diplomatlar ve seçkin siyasetçiler) müteşekkil ‘Encümen-i Daniş’ adlı bir danışma ve bir de genelkurmay bünyesinde bugünkü adı Özel Kuvvetler Komutanlığı olan operasyonel kanatları olduğu biliniyor. Operasyonel yapı, geçmişte Özel Harp Dairesi (ÖHD) ve Seferberlik Tetkik Kurulu adlarına sahipti ve genelkurmay bünyesinde olmakla birlikte sivil unsurları da emrinde bulunduruyor(du):

İSLAMCI ‘İHTİLALİN’ LİMİTLERİ VE DERİN DEVLET MİMARİSİNİN RE-KONFİGÜRASYONU

En önemli neden, bu ‘ihtilalin’ asker-sivil bürokrasi ve büyük burjuvazi oligarşisinden bile daha faşizan, muhafazakâr ve gerici taşra (fiziki ve/ya zihni anlamda taşra) burjuvazisi ihtilali olmasıdır. Derin devletin tasfiyesi ile hedeflenen, bir demokrasi tahayyülü değil devlet ve onunla birlikte derin devlet yapıları üzerinde İslamcı hegemonyadan ibarettir. İdeolojik anlamda 1980’den itibaren resmi hegemonyası başlayan Türk-İslam sentezi terazisinin İslam kefesini ağırlaştıran bir balans ayarıdır. Siyasetin ve toplumun ‘askeri vesayet’ten kurtulması anlamında de-militarizasyon olarak sunulan nihai hedefin aslında de-sekülarizasyon ya da re-İslamizasyondan ibaret olduğu zaman içinde netleşmiş bulunuyor.

Zafer Yörük Kimdir?

--

--

Gündemdeki ilginç haberler, tartışma yaratan konular, ve enteresan olaylar üzerine kendi üslubumda yorumladığım videolar yayınlıyorum.

Get the Medium app

A button that says 'Download on the App Store', and if clicked it will lead you to the iOS App store
A button that says 'Get it on, Google Play', and if clicked it will lead you to the Google Play store
Tonguç AKARCA

Gündemdeki ilginç haberler, tartışma yaratan konular, ve enteresan olaylar üzerine kendi üslubumda yorumladığım videolar yayınlıyorum.